2 Mayıs 2011 Pazartesi

The Rite (2011)

Ne desem ne desem bu film hakkında. Öncelikle şöyle başalayayım bu filmin ne konusunda,ne karakterlerinde, ne sahnelerinde bir tanecik bile klişe olmayan bişey yok. Hayret birşey ya sinirlendim gerçekten, sokakta mı buluyolar bu parayı nedir :)
Konu şöyle; bir din adamı ( ama inancını yitirmiş olanından :D) deneyimleyeceği çeşitli şeytan çıkarmalı olaylar sonucunda inancına kavuşur :) Bu bir şaka değil de nedir sorarım size? The exorcist gibi olağanüstü fevkaladelik ve muhteşemlikte bir film bu konuyu işlemiş ve konu herkesce biliniyorken, daha sonraları benzer durum stigmata isimli yine başarı elde etmiş bir filmde (ve daha tonlarcasında)işlenmişken , ne demeye hem aynı konuya sahip hem de hiçbir naneye benzemeyen bir film çekiyorsun bir de Anthony Hopkins'i oynatıyorsun eyy Mikael Håfström. Zorun nedir efendi?


Uzun lafın kısası bu film hakkında birşey yazamıyorum çünkü bu film kelimenin tam anlamıyla hiçbirşey. Ne yazsam ki şimdi ben oyunculuklar iyi diyeceğim ama bunu demek beni daha çok sinirlendirecek böyle tırt bir filmde bu oyunculuklar harcandığı için. neyse...



imdb puanı :6
benim puanım:2.5

7 Mart 2011 Pazartesi

Session 9 (2001)

Öncelikle bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Ben filmleri yalnızca tanıtmaya çalışıyorum, yaptığım şey film incelemesi değil ve elimden geldiğince spoiler verememeye çalışıyorum. Bu tarzımı beğenmeyelenler varmış :D Ama benim amacım filmlerden sadece 'bahsetmek'. Yani istiyorum ki zamanla bir korku severin canı film izlemek isteyince açsın fizalayı bir film seçsin izlemelik :)

Gel gelelim Session 9' a. 2000 sonrası korku filmleri arasında en sağlam olanlardan biriyle karşınızdayım blogspotun şu an açık olması şerefine :D
Oldukça dahice bir film var karşınızda. Bir asbest temizleme ekibi eski bir akıl hastanesini yeniden kullanılabilir hale getirebilmek için temizleme ihalesini almışlardır. Çalışmalara başlarlar ve olanlar olur. Zaman geçtikçe korkunç gerçekler su yüzüne çıkmaya başlar. Odaların birinde hastaların seanslarına ait ses kayıtları bulunur ve ilginç hikaye başlar.



Şimdi siz hastanede korkunç bişeyler olmuş da delilerin ruhları orda burda dolanıyor sandınız, yok yok hatta manyak bir doktor varmış herkesi kesmiş biçmiş de o milletin peşine takıldı sandınız değil mi ? Ama ı-ıh hiç de öyle değil.

Çok daha dahice ve bir o kadar da ürkütücü bir hikaye var karşınızda. Ürkünç bir mekanda, saçma efektler olmadan, oldukça gerçekçi ve zekice çekilmiş bir film bu. O kadar ki görmediğim bir şeyin gözümde canladırdığım halinden korkmama sebebiyet verdi.
Sakin bir ortamda ,karanlıkta, mümkünse tek başınıza izlemeniz tavsiye edilir.



Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim tam anlamıyla bir ya sev ya nefret et filmi. Ya bayılacaksınız ya da anlamayıp( anlamamaktan kasıt konuyu anlamamak değil :D) nefret edeceksiniz.

imdb puanı: 6.8
benim puanım: 8

20 Şubat 2011 Pazar

Üç Harfliler: Marid

Son zamanlarda merak uyandıran bir Türk korku filmi. Film tam da beklediğim gibi çıktı. Türk halkı olarak zaten korkarız her zaman üç harfli mevzularından. İyi de zaten korktuğumuz bir şeyin aklımıza getirilerek korkutulmamız marifet mi? Bence değil. Elbette bu filmi izleyenlerin aklına üç harfliler gelecek ve korkacak ama bu korku 1-2 günü geçmez sanıyorum. Ben şimdi çıkıp şurda üç harfli içeren bir hikaye anlatsam yine korkarız topluca :) Bu anlamda film evet insanı korktuyor ama bunu aslında kendisi başarmıyor, biz zaten hali hazırda korkuyoruz bu mevzudan ve bu filmi izleyince sadece zaten korktuğumuz bir şey aklımıza geliyor ve tırsıyoruz. Haa senaryo çok iyi olsa amenna ama o da yok boş ve klasik bir senaryo işte. Yalnız efektleri konusunda çok da fena olmadığını söyleyebilirim.En azından Semum gibi bilgisayar oyunu formatında filmlerden bir adım önde. Oyunculukların ise yer yer Gerçek Kesitleri andırdığını da söylemeden geçemeyeceğim :)



Bence marifet normalde korkulmayacak bir şeyi korkunç hale getirmektir. Örneğin Hitchcock'un Birds' ü buna en güzel örneklerden biridir. Çünkü kuşlardan kimse korkmaz. Bulunduğumuz ortama bir köpek geldiğinde ister istemez bir tedirginlik olur ama masamızın yanına gelen bir kuşun varlığını farketmeyiz bile çoğu zaman. Marifet normalde yok sayacağımız ve tehdit oluşturmadığını düşündüğümüz şeyden korkar hale sokulmaktır. Kuşlardan, cep telefonundan, video kasetten ve hatta bazen bir şarkıdan... :)





imdb puanı: 4.1

Benim Puanım: 3

18 Şubat 2011 Cuma

Phenomana ( Creepers) 1985

Şok şok şok :) Nasıl olur da blogumda bir Argento filmi bulunmaz? Bunu farketmemle bir Dario Argento dosyası açmaya karar verdim hemen. Neden bilmem Phenomenayla başlamak istedim. Phonemana bazılarına göre Argentonun en iyisi bazılarına göre en kötüsü. Ben karar verememişler arasında yerimi alıyorum. Filme klasik bir Argento lezzeti hakim. Lezzet diyorum çünkü gerçekten Argento filmlerinde tüm duyulara hitap eden bir lezzet bombardımanı vardır. Bu sebeple ne zaman hava serin ama güneşli olsa canım bir Argento filmi çeker :) Çünkü bu filmler bir senaryodan çok çok daha fazlasıdır benim için.



Phenomenada da sevdiğim bu hava kısmen de olsa hakim. Filmin konusuna gelecek olursak tam anlamıyla bir ortaya karışık. Doğa üstü olaylar seri cinayetlerle harmanlanmış. Filmin başrolünde Jennifer Connelley oynamakta. Filmde Jennifer karakteri ünlü bir Amerikalı aktörün kızıdır. Babasının yoğun iş temposu ve annesinin onu küçükken terketmiş olması nedeniyle babasının avukatı tarafından bulunan bir İsviçre yatılı okulana gönderilir.Fakat bu yatılı okul çevresinde genç kızları hedef alan seri cinayetler işlenmektedir. Jennifer is böceklerle telapati kurabilmektedir. Bu yeteneği ile cinayetleri çözmeye koyulur...



Filmdeki atmosfer, yaşayan mekanlar ve senaryo oldukça güzel. Fakat bazı sahneler başka filmleri hatırlattı bana. Bu sebeple filmi izlerken sonunda bir ''vayyy be'' beklemek yerine filmin her karesinden zevk alarak izlemenizi tavsiye ederim. Argentoya aşina olanlar için bilindik ama yeni tanışanlar için oldukça şok edici bir sonun sizi beklediğini söyleyebilirim.

Imdb Puanı: 6.8
Benim Puanım: 7

7 Ocak 2011 Cuma

Burning Bright-2010

Ucuza gerilim filmi nasıl çekilir?
Burning Bright bu sorumuzun cevabı.Öncelikle şunu tekrar hatırlatmam gerekir, doğaüstü güçler içermeyen filmler pek benim kalemim değildir :) Bu duruma rağmen Burning Bright'ı izlerken eğlendim ve gerildim. Film Carlos Brooks'un 2. uzun metrajlı filmi. Film cüzi bir bütçeyle çekilmiş ama ben bu filmden sonra açıkçasa yönetmene sponsor olurdum. Çünkü Carlos Brooks'un yüksek bir bütçeyle nasıl bir iş çıkaracağını merak ediyorum.




Filmin karakterleri bir otistik kardeş, bir abla ve bir üvey baba. Üvey baba bir gün kendisinin ve ailesini tüm parası ateş kızılı bir kaplana yatırır...
Gerisini izlemenizi ve eğlenceli bir 86 dakika geçirmenizi tavsiye ederim.
İmdb puanı:5.9
Benim Puanım: 6.5


30 Ekim 2009 Cuma

Merhaba


yeni adresimden herkese merhaba :)

Artık korku filmi paylaşımlarıma bu adres üzerinden devam edeceğim. İlk başlarda izleyiciler bölümünde kimseyi görememek üzüntü verici olsa da en kısa zamanda bu adreste de beni yalnız bırakmayacağınıza eminim :)

Stay Horrified !!!

19 Ekim 2009 Pazartesi

Drag me to Hell ( 2009 )



Veeeeeeeeeeee nihayet muhteşem buluşma gerçekleşti ve aylardır inatla beklediğim, merakıma yenik düşüp indirmediğim filmi izledim. Öncelikle film tam da beklediğim gibiydi kesinlikle ve kesinlikle hayal kırıklığı yaşamadım. Bir Raimi filmi olduğunu bilmeden izleseydim de bu bir Raimi filmi derdim. Abartıya kaçmadan komediyle harmanlanmış bir korku filmi. Ölülerin şafağı vb gibi türü komedi değil ama filmdeki korku unsurlarına çok da ciddi yaklaşılmamış. Öncelikle kötü ruhumuz klişe bir kötü ruh. Görüntüsü itibariyle de bu zamana kadar alışıla gelmiş bir çok şeytani varlığın karışımı bir görüntüye sahip. Eğer filmi tek bir açıdan izlerseniz çok da bir şey bulamayacağınızı söyleyebilirim ama filme farklı açılardan yaklaşırsanız bayılacağınıza eminim. Spoiler vermemek için şu an resmen kıvranıyorum :) Oyuncu seçimleri oldukça yerinde. Filmde, eskiden şişman oluşu, aksanı ve çiftlik kızı olması sebebiyle aşağılık kompleksi olan bir kızın lanetlenişini, belki de kendi kendini lanetleyişini izliyoruz. Filme bir gerilim ortamı hakim değil herşey günlük güneşlik ama olaylar non stop devam ediyor ve izleyiciye sıkılma payı vermiyor. Filmde iğrençlik bazı sahnelerde had safhada. Bu sebeple sinemaya yanınızda yiyecekle girmemenizi tavsiye ediyorum :) Daha çok şey yazmak istiyorum ama ağzımdan birşeyler kaçırmaktan korkuyorum. Kısacası izleyin hem de mümkünse sinemada izleyin derim. Ben filmi indirdim tekrar izleyeceğim. İyi seyiler

İmdb puanı : 7.4/10

benim puanım 8.6/ 10